Sertab klibi ve Sabetaycılar arasında iç savaş

Söz Sabetayistlerden her açıldığında Cem Yılmaz’ın “CIA bizi izliyormuş” alaycılığıyla yüzünde alaycı bir tebessüm bırakanlar, ünlü insanlar arasında metrekareye düşen beceriksiz sayısının neden bu kadar fazla olduğunu ve dahası bunların nasıl birbirleriyle KAN BAĞI olduğu sorusuna cevap veremiyor. Olaylara kuşatıcı bir bakışla bakamadığımız için ayrıntılarda boğulup gidiyoruz ve günlük bilgilerden yola çıkarak inşa ettiğimiz teorilerin de ufak bir sarsıntıda yıkılması kaçınılmaz oluyor.

Sertab Erener’i tanımayanız yoktur elbet..

İlkokuldan sonra İtalyan lisesini kazandığı halde SABETAYCILARIN KONTROLÜNDEKİ IŞIK LİSESİ’ne kayıt yaptırıyor…

Konservatuardan mezun olduktan sonra SEZEN AKSU ile çalışıyor..

Sonrası malum, anlatmaya gerek yok..

Onlarca şarkı, albüm ve EUROVİSİON BİRİNCİLİĞİ…

Bilindiği gibi bu ne idüğü belirsiz Eurovizyon yarışmasına gidecek şarkıcıları TRT seçiyor. Yıllarca TRT’Yİ SABETAYİSTLERİN idare ettiği aslında herkesin bildiği bir sır. Yarışmaya katılanlar arasında Sertab Erener ile “AKRABA” olan da var, YAHUDİ asıllı da…

Çok tartışmalı bu yarışma aslında başka bir yazının konusu, şimdilik bu kadarı yeterli. Biz konumuza dönelim…

Sertab’ın kliplerini izlemişsinizdir. “Çatlak Profesör” Yalçın Küçük’ün ima ettiği gibi sesi kötü de sayılmaz, hatta güzeldir de. Ancak Erener’in EUROVİSİON’daki sahne şovu ve piramit hareketi internet  mecrasında “illuminati” ile ilişkilendirilmişti. “İlluminati” içi boşaltılmış, SUYU ÇIKMIŞ bir isimdir. Ancak bir realiteye işaret ettiğini es geçmemek gerek. Şarkıdaki kareografiler bir nevi İBADET gibi… GLOBAL DİN’in ibadeti. Sertab bilerek ya da bilmeyerek bu değirmene su taşıyor…

Sertab’ın bir diğer klibine bakalım..

ZOR KADIN..

Sertab’ın bu klibinde kullandığı imgeler şöyle;Cumhurbaşkanlığı forsu, GÜL, Masonların meşhur pergel gönyesiyle, Yahudilerin 7 kollu şamdanı…Arkadaş! Diyelim ki Eurovision’daki işaretler tesadüftü.. Bunlar ne peki? Bir popstar klibinde neden Cumhurbaşkanlığı forsunu kullanır?Klibin analizi aşağıda izleyebilirsiniz. Dileyen bakabilir! Haklı mıyım haksız mıyım yorumu size kalmış.

Klipte asıl dikkatimi çeken nokta KIRMIZI VE BEYAZ GÜLLERİN SAVAŞI OLDU… 2007 yılında Gül döneminde Sabetaycılar arasında yaşanan/yaşanacak bir “iç savaş”a gönderme var gibi geldi bana bu sembollerde… Bu konu hakkında söylenecek çok söz var şimdilik şu kadarla yetinelim ki; BU İÇ SAVAŞI YAYGARA KOPARMAYA HAZIRLANAN SABETAYİSTLER KAYBETTİ. HAPİSLERDE YATTILAR. ONLARI YAMULTAN DA ŞEYTANIN DİĞER KARDEŞİYDİ…

sertaberenersabetay

sertabsabetayist

sabetaysertaberener
sabetaysertab

Sabetaycıların akrabalık bağlarının çok kuvvetli olduğunu, birbirlerine kol kanat gerdiklerini önceki yazılarda anlatmıştık. Piyasada yeteneğe değil de akrabalık ilişkilerine bakıldığı için pespaye işler ve işçiliklerin çıkması da kaçınılmaz oluyor. Mesela SERTAB ERENER’İN KUZENİ GÜLBEN ERGEN… Gerçi sözünü etmeye gerek yok, Ergen’in “kabiliyetlerini” hepiniz biliyorsunuz, bilmediğiniz ise Ergen ile Erener’in anne tarafından kuzen olması. Peki şimdiye kadar bu gerçeği duymuş muydunuz? SIR SAKLAMA KONUSUNDA UZMAN oldukları için duymamanız çok normal. Magazin basını için altı deşilesi ortası oyulası bu bilgi neden birkaç satır yazı dışında gündeme gelmiyor? Sizce okul korosuna bile alınmayacak birisinin topluma “idol sanatçı” olarak sunulması “proje”den başka ne olabilir?

Gelelim bir diğer isme: Sertab’ın kardeşi Serdar Erener’e. Kendisi reklam dünyasının “Sertab”ı olur. Birçok ünlü marka Erener’in firmasıyla çalışıyor, reklam metinleri ve kampanyalarının çoğunda onun ve ekibinin imzasını görmeniz mümkün. Onlardan biri de bir döneme damgasını vurmuş “12 Dev adam” adlı kampanya. Yalçın Küçük’e göre 12 dev adam, Yahudileri “12 kabilesi”ne bir göndermeden ibaret. Yalçın Küçük’ü kaynak gösterdik diye kimse onu “adam” ya da “deli” sanmasın. Sıra YALÇIN KÜÇÜK EFENDİ’ye de gelecek, söyleyeceklerimizi o zaman söyleyeceğiz…

“Uh ah dev adam” şarkısını 70 milyonun diline dolayan Serdar Erener’in karısı ise NİL KARAİBRAHİMGİL…Çocuklarının ismini “Aziz Arif” koymuşlar. Allah analı babalı büyütsün, Sabetay Sevi’nin Müslüman olduktan sonra aldığı “Aziz Mehmet Efendi” ile bir alakası var mı acaba, insan düşünmeden edemiyor!

Nil KARAİBRAHİMGİL’i hepimiz SABETAYCILARIN KONTROLÜNDEKİ bir reklam firmasının yarattığı “Özgür Kız” karakterini oynarken tanıdık. Yalçın Küçük Tekelistan kitabında şöyle diyor “Buket Uzuner veya V. Kanetti gibi köşe tutanların “Özgür Kız”ı olay haline getirmesi hiçbir zaman tesadüf olmayacaktır.” Küçük ayrıca “İsrail’de bir örgüt adı olan “Nil” ile İbranicede bir ay adı olan “Tevet”in (Tarkan Tevetoğlu) aynı reklamda düet yapıp beraber oynamasının da altını çiziyor. Ama konumuz 15 Temmuz darbe gecesinin bir gün öncesinde “cunta” şarkısı yapan Tarkan ve arkasındaki isim olan Sezen Aksu olmadığı için geçelim…

Haksızlık yapmak istemem. Piyasadaki şarkıcılara göre Nil Hanım güzel bir cemale ve sese sahip. Ne de olsa baba tarafı da müzik sektörünün içinde.  Babası Suavi Karaibrahimgil de şarkıcı. Amcası Selami Karaibrahimgil ise Doğan Canku ve Ahmet Kurtaran’la birlikte MODERN FOLK ÜÇLÜSÜ’NÜN kurucusu. Grubun menajerliğini de bir dönem şu an Sabah Gazetesinde yazan Hıncal Uluç yaptı. Uluç bir yazısında Doğan Canku’nun İSPANYOL GİBİ İSPANYOL MÜZİĞİ ÇALDIĞINI söylüyor.. Bu kadar karmaşık ilişkiler ağında akıllara SEFARAD YAHUDİLERİNİN gelmesi paranoyaklık ve komplo teorisi ile açıklanabilir mi, yorum size kalmış…

İşte Uluç’un yazısından bir bölüm;

“Doğan çıktı sahneye ve Asturias çaldı.. Yanımda Portekiz gurubunun yaşlı şefi var.. “Bu konsere her ülke kendi ülkesinden sanatçılarla katılacaktı.
Siz İspanya’dan takviye almışsınız” dedi.. “O çalan Türk” dedim.. “Mümkün değil” dedi..“İspanyol olmayan biri, İspanyol müziğini böyle çalamaz. O müzik parmakla değil, ruhla çalınır çünkü.. İspanyol ruhu ile..”
Aynı sözleri ertesi yıl gene duydum..
Ankara’da Turizm Bakanlığı’nın gecesinde çaldık.. Doğan da bir flamenko söyledi, solo olarak, konser sırasında..
Ertesi gün İspanyol Basın Ataşesi beni aradı.. Sefirleri benimle görüşmek istiyormuş.. Kalktım gittim merakla..
Sefir “Dün gece konserdeydim” dedi.. “Sizin İspanyol gitarcıyı dinledim.. Müthiş çalıyor. İspanyol olmayan biri İspanyol gitarını böyle çalamaz..”

İspanyol gitarını İspanyol gibi çalan bir müzisyenin kendini İSPANYOLLARA TÜRK OLDUĞUNU KANITLAMAYA ÇALIŞMASI…İlişkiler ağı karışık ama adım adım çözüp ilerlemekten başka bir çaremiz yok. AK Parti siyasi arenada devrim üstüne devrim yaptı ancak kültürel iktidar hala bunların elinde ve bir milim bizim mahalleye kaymış değil. Neyse bu bahis uzar gider, biz yazımızı 1981 yılında EUROVISION’a katılan Modern Folk Üçlüsü’nün “DÖNMEdolap” şarkısında dediği gibi bitirelim “YAŞAMAK “DÖNME”DOLAP GİBİDİR ARKADAŞ”…

Faruk Akbay

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir